C

cadherin (cadherin) kadherin; 90’ı aşkın türü olan, komşu hücreler arasındaki desmozomlarda ya da zonula adherens bileşenlerinde hücrelerarası etkileşimleri düzenleyen, hücrelerin hareketlerine ve özgünleşmelerine yardımcı olabilen, yara iyileşmesi tamamlandığında hücre proliferasyonunun durmasında (contact inhibition) etkileri olan glikoproteinler

café-au-lait (café-au-lait) nörofibromatozis, McCune-Albright sendromu ve çok sayıda genetik sendromda deride görülen sütlü kahverengi iri lekeler 

caisson hastalığı (caisson disease) caisson apareyinde çalışanlarda görülen kronik dekompresyon hastalığı

cam kataraktı (glass cata­ract) cam fabrikalarında şişe üfleyen işçilerde görülen, infrared ısının etkisiyle oluşan katarakt; şişeci kataraktı

candidiasis, kronik hipertrofik (chronic hypertrophic candidiasis; candida leukoplakia) kronik hipertrofik candidiasis; kronik hiperplastik candidiasis; candida lökoplakisi; ağız mukozasının skuamöz epitelinde hiperplazisi saptanan oral candidiasis

cannabis (cannabis) esrar

Caplan sendromu (Caplan syndrome) pnömokonyoz tablosuna romatoid artrit bulgularının da eklendiği, silikotik nodüllerin iri ve plevraya yakın oldukları, yoğun fibrozis nedeniyle pulmoner hipertansiyon, cor pulmonale, tümör ve tüberküloz riskinin yükseldiği, karbon ve silikat tozları karışımından oluşan tozların solunmasıyla ortaya çıkan pnömokonyoz

carcinoma cuniculatum (carcinoma cuniculatum) küçük kanalcıklar açarak büyüyen ancak metastaz ve residivin ender görüldüğü skuamöz hücreli karsinom

Carney kompleksi (Carney complex) endokrin bezlerde hiperfonksiyon, kalp ve deri miksomaları, deride melanin pigmenti lekeleri (lentiginozis) bulgularını içeren, otosomal dominant geçen bir sendrom

caspase (caspase) kaspaze; proteinlerin "cysteine" ve "aspartate" kesimlerinde aktif olan, birbirlerini zincirleme aktive ederek hücre proteinlerini parçalayan, apoptozise özgü intrasitoplazmik enzimler

Castleman hastalığı (Castleman disease) angiofoliküler hiperplazi, lenfoid hamartoma; lenf düğümlerini etkileyen, lenfoid dokunun masif büyümesi ile kendini gösteren, fokal ya da yaygın, en sık mediasten lenf düğümlerinde saptanan,  etyolojisinde Kaposi sarkomu herpes virüsü (HHV8) üzerinde durulan bir lenfoid hiperplazi türü​ 

CD4+ lenfosit (CD4+ cell; T helper cell; Th) MHC, antijen sunan hücreler ve sitokinlerin işbirliğiyle ortamdaki antijeni algılayan acemi T- lenfositleri bir bölümü bir dizi değişim geçirerek yüzeyinde CD4 adı verilen bir glikoprotein bulunan, Th1 ve Th2 olarak bilinen 2 türü olan, antijen sunan hücrelerde bulunan peptid yapısındaki partikülleri algılayabilen, fagositoz ve sitotoksik etki gibi işlevleri olmayan, B-lenfositlerinin antikor üretimini tetikleyen, sitotoksik T-lenfositlerinin aktive eden, makrofajların fagosite ettikleri bakterileri yok etme fonksiyonlarını denetleyen, immun sistemin adaptif tepkilerinde önemli yönlendirmeleri olan T-lenfosit türüne dönüşmesiyle özgünleşen, tip IV aşırıduyarlılık reaksiyonlarında (kontakt dermatit, mikobakteri ve mantarlar, transplant reddi) etkin olan lenfosit türü

CD8+ lenfosit (sitotoksik lenfositler, TC, CTL, T-Killer cell, cytolytic T cell, killer T cell) ortamdaki antijeni algılayan acemi T- lenfositleri bir bölümü bir dizi değişim geçirerek yüzeyinde CD8 adı verilen bir glikoprotein bulunan, yangı elemanlarını inhibe etmeye çabalayan (süpressör etki), aktive olduklarında agresif nitelikleri olan sitotoksik hücrelere dönüşen, virüslerle infekte ya da işlevi bozulmuş bir hücreyle karşılaştıklarında “perforin” adı verilen sitolitik bir protein üreterek hücre membranını delebilen, granulysin adı verilen enzimle hedef hücreyi apoptozise yönlendiren, tip IV aşırıduyarlılık reaksiyonlarında (kanser hücrelerinin ve virüsle infekte hücrelerin parçalanması, transplant reddi) etkin olan sitotoksik etkili lenfosit türü

Cernea belirtisi (Cernea sign) altçenede kitle yapan oluşumlarda son azı dişinin distale doğru yer değiştirmesi

Charcot-Leyden kristalleri (Charcot-Leyden crystals) astmalı hastalarda balgamda, parazit hastalıklarında dışkıda saptanan, parçalanmış eozinofil polimorfların membran fosfolipidlerinden oluşan mikroskobik yapılar

Chevostek testi (Chevostek test) pozitif olgularda, N.facialis'e arcus zygomaticus üzerinde parmakla uygulanan bası üst dudakta seğirmeye neden olması

ceza sorumluluğu-çocuk (criminal responsibility-children) 11 yaşından küçük çocuklara ceza soruşturması yapılmaz; 11 yaşını bitirmiş ve 15 yaşını doldurmamış çocuk işlediği suçta farik ve mümeyyiz değilse ceza soruşturması yapılmaz, farik ve mümeyyiz ise ceza soruşturması yapılır an­cak hafifletilmiş bir ceza ile cezalandırılır; 15 yaşını bitirmiş ve 18 yaşını doldurmamış olan­larda ceza oranı yaşına göre düşüktür

ceza sorumluluğu-erişkin (crimi­nal responsibility-adult) kişinin işlediği suçun sonuçlarını, kötülüğünü, haksızlığını anlaması, karşılaşacağı cezanın önemini kavraması ve bu cezadan etkilenerek bir daha aynı suçu işleme­mesi olgusu; cezai ehliy­et

 

cezai ehliyet (criminal re­sponsibility) ceza sorumluluğu

cıva (mercury; Hg) atom numarası 80, oda sıcaklığında sıvı halde bulunan beş elementten (galyum, brom, sezyum, cıva ve fransiyum) biri olan, platin ve demir demir dışında tüm elementlerle alaşım (amalgam) yapabilen, ayna, lamba, termometre, barometre gibi çok sayıda gerecin yapısında bulunan, hücrelerin sülfidril içeren enzim sistemlerini bozarak akut zehirlenmelerde stomatit, nekrotizan bronşiyolit, akut akciğer ödemi, pnömoni, pnömotoraks, sindirim kanalı erozyonları/ülserleri ve kanamaları, akut tubuler nekroz, hemorajik glomerülonefrit, kronik zehirlenmelerde beyinde biriken (Minimata hastalığı), serebellar atrofi ve demans bulguları, nefrotik sendrom, ülserli stomatit, dişetlerinde gri-yeşil çizgilenme, dişlerde dökülmeler yapabilen element

cıva stomatiti (mercurial stomatitis) cıva zehirlen­mesinde dişetleri kenar­larında mavimsi çizgiler ve çok sayıda ülserlerin bulunduğu, ağızda güçlü metal tadı, tükürük artışı ve alveol kemiği nekroz­larının saptandığı ağız yangısı

cıva zehirlenmesi (mercury poisoning) cıva ve tuz­larıyla meydana gelen ze­hirlenme; akut inorganik cıva zehirlenmesinde güçlü karın ağrısı, kus­ma, kanlı diyare, su gibi dışkı, oligüri ve anüri, sindirim kanalı erozyon­ları/ülserleri; kronik inorganik cıva zehirlenme­lerinde dişetleri kenarla­rında mavi çizgilenme-hipertrofi-kolay kanama, diş kayıpları, ağızda met­alik bir tad, eretizm sen­dromu, tükürük artışı, tremor ve koordinasyon bozukluğuyla karakterize tablo; organik cıva zehir­lenmelerinde ağız çevresi ve ekstremitelerde atak­si, görme alanı daralması, duyu kusurları, gebelik zehilenmelerinde çocukta oligofreni bulgu­ları

cinai abortus (criminal abortus; abortus crimin­alis; avortement) bkz kriminal abortus

cinnet-i makule (folie rai­sonne) mantıklı delilik; hastanın düşüncelerinin ilk bakışta mantıklı görünmesi ile karakter­ize, ancak zamanla mu­hakeme bozukluğunun ve sistematik hezeyanların oluştuğu psikiyatrik tablo

Civatte cisimcikleri (Civatte bodies) likende daha belirgin olmak üzere çok sayıda deri ve mukoza (ağız ve konjunktiva) hastalığında saptanan, apoptozise yönlenmiş bazal hücreler, keratin, IgM gibi bileşenleri olan yuvarlakça-oval cisimcikler

claudicatio intermittens (intermittent claudication) kesik topallama; bacak arterlerindeki Endarteritis obliterans ya da aterosklerozda, metabolizmayı hızlandıran yürüme ve koşma gibi metabolizmanın hızlandığı koşulların oluşmasıyla birlikte ba­cak kaslarında artan oksijen gereksiniminin karşılanamamasına (hipoksi) bağlı ağrı nedeniyle, dinlenildiğinde geçen yürüyememe ve topallama

Colles kırığı (Colles’ frac­ture) radius alt ucunun kırılması ve alt parçanın arkaya deplasman

 

commotio cerebri (commotio cerebri) beyin sarsıntısı; refleks ve bi­linç kaybı, geçmişi hatırlayamama, kusma, vb bulgularla karakterize, kafaya gelen geniş yüzeyli bir cismin yaptığı künt travrna sonrasında oluşan, beyinde rnorfolo­jik olarak bulgu saptana­mayan tablo

compressio cerebri (corn­pressio cerebri) kafatası kırığı, kanama, tümör gibi nedenlerle oluşan ve beynin hacım ve yer değiştirmesine ve intra­kraniyal hacım azal­masına bağlı, ölümle son­lanan beyin sıkışması tablosu

condyloma acuminatum (condyloma acuminatum) human papilloma virus (HPV6 ve HPV11) infeksiyonlarında görülebilen, ağız mukozası, genital bölge ve perianal dokularda oluşan, saplı ya da geniş tabanlı, papillomaları anımsatan ekzofitik lezyon

condyloma latum (condyloma latum) sifilisin 2. döneminde görülen, mikroskopisinde perivasküler plazma hücresi topluluklarının saptandığı; genellikle genital ve perianal bölgede ortaya çıkan, yoğun şekilde Treponema pallidum içeren, genellikle grimsi-pembe-kahverengi papül; ağız mukozasında oluşan, görece yumuşak kıvamlı, 2-3 cm çapında ovoid papül ​

cor bovinum (cor bovinum) sığır kalbi; edinsel kalp hipertrofisi olgularında her iki ventrikülün de etkilenmesiyle ortaya çıkan aşırı büyük (>500 g) kalp

cor pulmonale (cor pulmonale) sağ ventrikülde pulmoner hipertansiyon nedeniyle beliren, sağ kalpte hipertrofi ve dilatasyonla karakterize tablo

contusio cerebri (contusio cerebri) künt travmanm beyin dokusunda lezyon oluşturduğu, post travmatik dolaşım bo­zukluğu ve ödeme bağlı kafa içi basınç artışı sen­dromunun görülebildiği, bere şeklinde lezyonlann saptandığı tablo; beyin kontüzyonu

cor bovinum (cor bovinum) sığır kalbi; edinsel kalp hipertrofisi olgularında her iki ventrikülün de etkilenmesiyle ortaya çıkan aşırı büyük (>500 g) kalp

cor pulmonale (cor pulmo­nale) akciğerdeki kan dolaşımının bozukluğu ve pulmoner hipertan­siyona bağlı olarak sağ kalp büyümesi ile başlayan, venöz staz, hepatomegali ve ödem ile gelişen, sağ kalpte hipertrofi ve dilatasyonla karakterize, kalp yetmezliği ile sonlanarak ölüme neden olan tablo

CPR (cardiopulmonary re­suscitation) dolaşım ve solunum sisteminin ye­niden canlandırılması

Creola cisimcikleri (Creola ) astmalı hastalarda balgamla atılan kompakt kümeler oluşturan bronş epiteli hücreleri

Crigler-Najjar sendromu (Crigler-Najjar syndrome) konjugasyon mekanizmasının bozuk olduğu ve güçlü olgularda renksiz safra saptanan kalıtsal olgu 

Crohn hastalığı (Crohn’s disease; terminal ileitis) ince bağırsağın son bölümünde (ileum) ve çekum başlangıcında görülen, eklem (el parmakları, sakrum), deri (erythema nodosum) ve ağızda (yanaklarda ve dişetlerinde granülomlu yangı) bulguları olabilen, perioral eritem, angular cheilitis ve bazen aftöz ülserler ile dudaklarda çatlaklar ve yüz derisinde ülserlerin oluşabildiği, çevrelerinde lenfositlerin bulunduğu, nekroz içermeyen epiteloid hücre granülomlarının saptandığı kronik granülomlu hastalık

Curling ülseri (Curling's ulcer) stres ülseri; yoğun fiziksel stres ya da duygusal streslerde ile ağır yanık olgularında mide ve duodenum mukozasında saptanan tek ya da çok sayıda ve kanayan yüzeysel ülser

Curschmann spiralleri (Curschmann spirals) astmalı hastalarda bronşlarda biriken ve öksürükle atılan mukus iplikçikleri

Cushing sendromu (Cushing’s syndrome) adrenal korteks tümörlerinde, hipofiz bazofil adenomunda, ektopik ACTH salgılayan akciğer tümörlerinde ve kortikosteroid alan hastalarda dolaşımdaki glukokortikoidlerin (özellikle kortizol) düzeyindeki yükselmenin sonucu ortaya çıkan, obesite, yüz yağlanması (aydede yüzü), hipertansiyon, aşırı kıllanma, menstrüasyon bozuklukları, kas güçsüzlüğü, diabetes mellitus, yüz derisinde kıllanma ile akne oluşumu, psikiyatrik bozuklukların saptandığı, yara iyileşmesinin bozulduğu, infeksiyon hastalıklarına dirençsizlik, osteoporoz, interdental septumlardaki lamina durnın silikleşmesi, kemiklerde patolojik kırıklar, kırıkların ve diş çekim yerlerinin iyileşmesinde gecikmelerin saptandığı sendrom

 

cutdown (cutdown) damar yolu; kan alınması ya da sıvı veril­mesi için, bir venin üzerindeki deriye küçük bir insizyon yaparak, vene bir kanül ya da iğne yerleştirilmesi operasyo­nu

cysticercosis, oral (oral cysticercosis) oral cysticercosis; infekte sularla ve besin maddeleriyle (domuz eti) bulaşan tenia solium larvalarının beyin, kalp, göz, akciğerler, karaciğer, iskelet kası ve deri gibi dokularda oluşturduğu, ağız mukozasında kistik bir tümör ya da mukosel izlenimi veren soliter bir kitle oluşturabilen parazit hastalığı